Kayıtlar

Şeker Hamuru... "Sınırsız hayaller dünyası"...

Resim
İpek Hanım ve Ben... Bana Bir Pasta Yap'ta... Aslında itiraf etmeliyim... Başlığı her ne kadar ben yazdıysam da "Sınırsız Hayaller Dünyası" tanımı, Bana Bir Pasta Yap 'ın Sahibi İpek Hatipoğlu Biçer'in kızı Simin'e ait.. Dün yine inanılmaz eğlenceli bir gün geçirdiğim atölyede bir de tv çekiminin konuğu olduk. İşte size Bana Bir Pasta Yap'taki o muhteşem anlardan kesitler...

2015 Pirelli Takvimi Heyecanla bekleniyor...

Resim
Daha önce Ağustos ayında 2015 yılı Pirelli Takviminden ipuçlarının geldiği haberini vermiştim . İşte yeni yıla girerken özellikle erkekleri heyecanlandıran o takvimden yeni kareler de artık hayranlarıyla paylaşıldı. Sınırlı sayıda üretilen takvime sahip olma şansına erişemeyenler için bu güzel kareleri paylaşmak isterim. Bu yıl geçen hayal kırıklığı yok fetişzmin coşkusu var...

Onlar peluş oyuncak değil...

Resim
Yeni yıl yaklaşıyor... Hediye alma zamanı demek bu. Ama siz siz olun, her yıl çocuklarına adeta peluş oyuncak misali oynasınlar diye minik kedi, köpek, tavşan yavruları alan ailelerden olmayın... Çocuklarınıza bir hayvan yavrusu hediye almayı düşünüyorsanız; almayın... En azından bu yazıyı okumadan almayın...

Melekler Dünyamıza Geldiler...

Resim
Ve işte Victoria'nın sırrının o muhteşem güzellikteki melekleri 2014'e muhteşem şovlarıyla veda ettiler... Melekler dünyamıza geldiler, Londra'nın sisli, puslu, yağmurlu havasını renlendirdiler. Sadece Londra havasını mı? Tabii ki bizim de ekranlarımızın rengi oldular... İzleyemeyenlerle yılbaşı gecesi CNBC-E'de buluşalım... Bu harika kadınları izleyelim, yeni yıla güzelliklerle merhaba diyelim :))

Ya bir gün gerçekten dünyadan gitmek zorunda kalırsak...

Resim
Yine uzun bir ara verdim... Yine bir sürü sebebim vardı... Oysa inanın beynimin içinde her an yeni cümleler kurup durdum bu süre boyunca. Keşke bir cihaz olsa. Beynimden geçenleri anında bloga yüklese. Ama ahhh nerede? İşte o nedenle yine uzun bir ara, yine biriken cümlelerle bir merhaba...

Kendimi dövdürdüm...

Resim
Evet evet kendimi dövdürdüm ama sopayla, tokatla, tekme ile değil... Minik minik iğnelerle... Biraz muhalif bir hareket gibi oldu ama öyle de bir niyetim yoktu. Sadece ölmeden önce yapacağım şeyler listesine bir tik daha atmış olmaktı amacım... Kocaman bir tik daha attım... Uzun süredir yaptırmak istediğim birşeydi ömrüm boyunca vücudumda taşıyacağım, benim için anlamı olan bir iz, bir desen... Ama işte ömrün boyunca taşıyacak olunca karar vermesi bir o kadar zor oluyor. Sildirmesi yaptırmasından zor olunca da bu macera için yola çıkarken iyice düşünüp karar vermek gerekiyor. Bu yüzden de geçen yıl arkadaşlarımla Eskişehir'e yaptığımız "dövme" seferinde henüz tam kararımı vermemiş olduğum için ben dövme yaptıramamıştım.

Uzun bir ayrılıktan sonra gözyaşları içinde bir merhaba... Unutursam Fısılda...

Resim
Bir ayı aşkın zamandır beynimde uçuşan kelimelere rağmen geçemedim klavyenin başına... Daha doğrusu klavyenin başından hiç kalkmadım da blogun başına geçemedim. Çalışmak, işleri işte yetiştiremediğimden evde yapmak, hastlıkla uğraşmak vs derken bir bakmışım 1 ayı aşmış canım bloguma bir kelime, bir harf yazamayalı... Ama işte bu uzun aradan sonra beni gözyaşlarına boğan Unutursam Fısılda ile yeniden "Merhaba" demek istiyorum...