16 Kasım 2014 Pazar

Kendimi dövdürdüm...

Evet evet kendimi dövdürdüm ama sopayla, tokatla, tekme ile değil... Minik minik iğnelerle... Biraz muhalif bir hareket gibi oldu ama öyle de bir niyetim yoktu. Sadece ölmeden önce yapacağım şeyler listesine bir tik daha atmış olmaktı amacım... Kocaman bir tik daha attım...

Uzun süredir yaptırmak istediğim birşeydi ömrüm boyunca vücudumda taşıyacağım, benim için anlamı olan bir iz, bir desen... Ama işte ömrün boyunca taşıyacak olunca karar vermesi bir o kadar zor oluyor. Sildirmesi yaptırmasından zor olunca da bu macera için yola çıkarken iyice düşünüp karar vermek gerekiyor. Bu yüzden de geçen yıl arkadaşlarımla Eskişehir'e yaptığımız "dövme" seferinde henüz tam kararımı vermemiş olduğum için ben dövme yaptıramamıştım.

2 Kasım 2014 Pazar

Uzun bir ayrılıktan sonra gözyaşları içinde bir merhaba... Unutursam Fısılda...

Bir ayı aşkın zamandır beynimde uçuşan kelimelere rağmen geçemedim klavyenin başına... Daha doğrusu klavyenin başından hiç kalkmadım da blogun başına geçemedim. Çalışmak, işleri işte yetiştiremediğimden evde yapmak, hastlıkla uğraşmak vs derken bir bakmışım 1 ayı aşmış canım bloguma bir kelime, bir harf yazamayalı... Ama işte bu uzun aradan sonra beni gözyaşlarına boğan Unutursam Fısılda ile yeniden "Merhaba" demek istiyorum...

20 Eylül 2014 Cumartesi

Yaşamak... Vazgeçmek...

Yaşamak çok güzel bir şey aslında çoğu zaman kıymetini bilemesek de... Kızarak, üzülerek geri döndürülemeyecek anlarımızı harcasak da yaşamak güzel şey aslında... Geçtiğimiz ay iki çok sevdiğim sanatçı bu güzellikten vazgeçmeyi seçtiler. Kimbilir neler yaşadılar da nefes almanın, gökyüzüne bakmanın güzelliğinden vazgeçtiler. Biz hayranlarını da üzdüler.


18 Eylül 2014 Perşembe

Zaman geri aksa...döneceğim yerdeydim...

1 ayı aşkın zamandır yazamadım... Oysa aklımda ne çok şey var yazacak, ama zaman fukarasıydım son 1 aydır. Tatilden döndüm ve deli gibi çalışmaya başladım ama ne çalışmak gecenin körlerine kadar... Neyse o başka bir hikaye gelelim 1 aydır sabırsızlıkla yazmak istediğim duygularıma...

10 Ağustos 2014 Pazar

MİM MİM MİM Ne çok olmuş birikim...

Ben MİM'leri cevaplamayı çok seviyorum. Kendi kendimi tanımamı sağlıyor o minik sorular... İçimde kocaman kocaman cevaplar buluyorlar. Böylece ben de içimdeki Elif'le sohbet etmiş oluyorum. Konuşmalarımızı da sizinle paylaşıyorum. Bu aralar ne çok mim hazırlanmış... Ben de hepsini biriktirmişim... Haydi bakalım cevaplayalım...

7 Ağustos 2014 Perşembe

AB'nin ama daha önemlisi çikolatanın başkenti...

Dünyayı gezmeyi çok seviyorum. Yeni yerler görmek, yeni kültürleri tanımak, yeni tatları denemek en sevdiğim şeyler listesinde üst sıralarda yer alır. Ama farklı yerleri görmeyi sevdiğim kadar bugüne kadar gezdiğim yerlerden keyif aldığım ve bir kez daha görsem dediğim yer nadirdir. İşte onlar Moskova, St. Petersburg, Berlin, Roma, Prag ve tabii ki Brüksel'dir. Ne çok istediysem bu şehirler arasında da işim dolayısıyla en çok gittiğim de Brüksel'dir. 

6 Ağustos 2014 Çarşamba

Ohhh tatlarına baktım, sağlığı kaptım :)

Geçenlerde bir yazımda tropik meyvelerden bahsetmiş ve onlara karşı dayanılmaz tutkumu paylaşmıştım. Sırf bu meyveleri çok merak ettiğim için Uzakdoğuya, Afrika'ya, Güney Amerika'ya gidebilirim, gitmişken de gezerim o ayrı. Ama gidemediğim bu günlerde markette rastladığım tüm meyveleri deniyorum. Böylece tatlarına bakmış olurken, araştırıp neye iyi geldiklerini de öğrenmiş oluyorum.