15 Aralık 2014 Pazartesi

Onlar peluş oyuncak değil...

Yeni yıl yaklaşıyor... Hediye alma zamanı demek bu. Ama siz siz olun, her yıl çocuklarına adeta peluş oyuncak misali oynasınlar diye minik kedi, köpek, tavşan yavruları alan ailelerden olmayın... Çocuklarınıza bir hayvan yavrusu hediye almayı düşünüyorsanız; almayın... En azından bu yazıyı okumadan almayın...

14 Aralık 2014 Pazar

Melekler Dünyamıza Geldiler...

Ve işte Victoria'nın sırrının o muhteşem güzellikteki melekleri 2014'e muhteşem şovlarıyla veda ettiler... Melekler dünyamıza geldiler, Londra'nın sisli, puslu, yağmurlu havasını renlendirdiler. Sadece Londra havasını mı? Tabii ki bizim de ekranlarımızın rengi oldular... İzleyemeyenlerle yılbaşı gecesi CNBC-E'de buluşalım... Bu harika kadınları izleyelim, yeni yıla güzelliklerle merhaba diyelim :))

8 Aralık 2014 Pazartesi

Ya bir gün gerçekten dünyadan gitmek zorunda kalırsak...

Yine uzun bir ara verdim... Yine bir sürü sebebim vardı... Oysa inanın beynimin içinde her an yeni cümleler kurup durdum bu süre boyunca. Keşke bir cihaz olsa. Beynimden geçenleri anında bloga yüklese. Ama ahhh nerede? İşte o nedenle yine uzun bir ara, yine biriken cümlelerle bir merhaba...


16 Kasım 2014 Pazar

Kendimi dövdürdüm...

Evet evet kendimi dövdürdüm ama sopayla, tokatla, tekme ile değil... Minik minik iğnelerle... Biraz muhalif bir hareket gibi oldu ama öyle de bir niyetim yoktu. Sadece ölmeden önce yapacağım şeyler listesine bir tik daha atmış olmaktı amacım... Kocaman bir tik daha attım...

Uzun süredir yaptırmak istediğim birşeydi ömrüm boyunca vücudumda taşıyacağım, benim için anlamı olan bir iz, bir desen... Ama işte ömrün boyunca taşıyacak olunca karar vermesi bir o kadar zor oluyor. Sildirmesi yaptırmasından zor olunca da bu macera için yola çıkarken iyice düşünüp karar vermek gerekiyor. Bu yüzden de geçen yıl arkadaşlarımla Eskişehir'e yaptığımız "dövme" seferinde henüz tam kararımı vermemiş olduğum için ben dövme yaptıramamıştım.

2 Kasım 2014 Pazar

Uzun bir ayrılıktan sonra gözyaşları içinde bir merhaba... Unutursam Fısılda...

Bir ayı aşkın zamandır beynimde uçuşan kelimelere rağmen geçemedim klavyenin başına... Daha doğrusu klavyenin başından hiç kalkmadım da blogun başına geçemedim. Çalışmak, işleri işte yetiştiremediğimden evde yapmak, hastlıkla uğraşmak vs derken bir bakmışım 1 ayı aşmış canım bloguma bir kelime, bir harf yazamayalı... Ama işte bu uzun aradan sonra beni gözyaşlarına boğan Unutursam Fısılda ile yeniden "Merhaba" demek istiyorum...

20 Eylül 2014 Cumartesi

Yaşamak... Vazgeçmek...

Yaşamak çok güzel bir şey aslında çoğu zaman kıymetini bilemesek de... Kızarak, üzülerek geri döndürülemeyecek anlarımızı harcasak da yaşamak güzel şey aslında... Geçtiğimiz ay iki çok sevdiğim sanatçı bu güzellikten vazgeçmeyi seçtiler. Kimbilir neler yaşadılar da nefes almanın, gökyüzüne bakmanın güzelliğinden vazgeçtiler. Biz hayranlarını da üzdüler.


18 Eylül 2014 Perşembe

Zaman geri aksa...döneceğim yerdeydim...

1 ayı aşkın zamandır yazamadım... Oysa aklımda ne çok şey var yazacak, ama zaman fukarasıydım son 1 aydır. Tatilden döndüm ve deli gibi çalışmaya başladım ama ne çalışmak gecenin körlerine kadar... Neyse o başka bir hikaye gelelim 1 aydır sabırsızlıkla yazmak istediğim duygularıma...