26 Şubat 2013 Salı

Hikayeniz bileğinizde...

Pandora'nın kutusu hikayesini bilirsiniz. Yunan mitolojisinde içerisine tüm günahların kapatıldığı... Kutuyu meraklı biri olan Pandora'nın açmasıyla tüm dünyaya kötülükler yayılmaya başlar, ama Pandora hemen kutuyu kapatır ve geriye kala kala kutuda umut kalır. 

24 Şubat 2013 Pazar

Yaratıcı hediye fikirleri...


Bundan tam 35 yıl önce Şubat ayının 17'sinde saat 17.30-.17.45 civarı, sarışın bir bebek geldi dünyaya... Adına Elif Güliz dediler... Bundan tam 1 hafta önce 35.doğum gününü kutlayan Elif'e kuzenlerinden, dostlarından ve arkadaşlarından bir çok güzel hediye geldi. O hepsine ayrı ayrı çok sevindi, hepsini çok beğendi...

Sultanlığa veda kutlanır mı?

Romantik komedi... Adı gibi romantik ve komik öğeler içerse de sabun köpüğü gibi, ömrü kısa, etkisi az... Sinemadan çıktığınızda güzel kıyafetler, zengin ortamlar ve renkli görüntülerle geçirilmiş 1,5 saati geride bırakmış oluyorsunuz. Ama ötesi yok... Romantizmin gerektirdiği o içten hissedilen aşkları ya da komedinin sizi karnınız ağartana kadar güldürebilecek ince esprilerini de boşa aramayın... Günümüzün "aşklarının" filmi, popüler, hızlı, anlık, çabuk tüketilen, içi boş...

23 Şubat 2013 Cumartesi

Ben duramam bu mim'i de cevaplarım :))

Yine, yeni, yeniden Sevgili Deeptone, bir mim'den haberdar olmamı sağladı. Gülsüm Pelin Şipka'nın bir mim'i... Çok sevdim, cevaplamak istedim... Onlara çok da teşekkür ederim bu güzel mim için...


19 Şubat 2013 Salı

İlk acım...ilk kaybım...Biricik dedemsiz 24 yıl...

Sene 1989.. Günlerden yine bugün(18/02)... Bir küçük kız ölümle tanıştı... İlk kez o zaman yıkıldı pembe dünyası...İlk kez o zaman isyan etti hayata...İlk kez o zaman gerçekten ağladı...

15 Şubat 2013 Cuma

Mutlu Aile Defteri...

Mutlu Aile Defteri... Beni pek mutlu etmedi... Sinemada izlemeye pek değmedi... Bu kadar sıradışı oyuncuyu bir araya getirip de nasıl bu kadar sıradan bir film yaptılar diye hayretler içinde kaldım. Keşke sinemayı gerçekten bütünsel bir sanat kabul edebilse yapımcılar, yönetmenler...

12 Şubat 2013 Salı

Dünyayı güldüren adam....

Hani en ünlü laflardandır ya "Ağlatmak kolaydır insanları, güldürmek zordur..." Bence asıl bu laf hikayedir ve gülünçtür. İnsanları ağlatmak da kolaydır, güldürmek de... Zor olan insanları gülmekten ağlatmaktır. İşte bu adam bunu başarıyor. Öyle bir güldürüyor ki artık gözlerinizdeki yaşlar bile duramıyorlar yerlerinde... Karnınıza kramplar giriyor gülmekten... Acı çekerken vücudunuz, gülmekten ölüyorsunuz... İşte Dünyayı Güldüren Adam... Cem Yılmaz...

11 Şubat 2013 Pazartesi

Bir kurt düştü içime...

Şu dünyada içime bir kurt düşse kitap kurdu olurdu herhalde... Sevgili Deeptone beni yine muhteşem bir soruyla mimlemiş... Uzun zamandır bir şeyler yazamayan ben için de bu muhteşem bir geri dönüş fırsatı oldu... İşte geldim buradayım ben bu işte henüz bir çırağım :)

Hangi şekilde kitap okursunuz diye sormuş Sevgili Deeptone... Valla ben her şekilde kitap okurum. 2 gün okumayayım zaten moralim şekilden şekile girer ama hepsi de üzüntü dolu sıkıntı dolu şekiller olur o zaman. Kitaplar beni mutlulukla besler... Ayrı dünyalara seyahat etmemi sağlarlar. Yatmadan önce, uyanıp Oscar'ı gezdirdikten sonra, bir şeyleri beklerken, hastayken istirahatte, trende, uçakta, otobüste yolculuktayken, hatta arabayı ben kullanmıyorsam okurum hep, otururken, yüzüstü, sırtüstü, yan yatarken, hatta bazen ayakta dururken... Romanları çok severim. Bu aralar elimde 3 kitap vardı, ikisi İngilizce biri Türkçe. Üç iyi kız arkadaşın hikayesini anlatan Cocktails for Three'yi bitirir bitirmez Pi'nin Yaşamını okumaya başladım, ki filminden çok daha güzel, hemen yarıladım bile. Sırada ise Sex and The City'den bir macera olan Summer and The City var...