17 Kasım 2012 Cumartesi

İçindeyim nasılsa...İçindesin nasılsa...


Uzun zamandır tek bir şeyi hayal ediyordum... Fonda klasik müzik çalacak ve oturduğum yerden inanılmaz güzel bir manzarayı izleyecektim...Evet hayallerim gerçek oldu... Tek bir farkla ben açık havada bir manzara hayal etmiştim...Meğer ne sınırlı bir hayal gücüm varmış...


Ankara'da Ocak ayında sona erecek bir sergi CerModern'de devam ediyor. Epeydir gitmeyi planlıyordum nihayet geçtiğimiz hafta sonu gidebildik. Evet evet "Çerçeve yok içindesin" sloganıyla tanıtımı yapılan Van Gogh Alive sergisinden söz ediyorum. Tabloları, klasik müziği ve farklı deneyimleri seviyorsanız işte size doğru adres.
Sıradışı bir sergi Van Gogh Alive. Sergideki eserleri görmek için gezmeniz gerekmiyor, tablolar geziyor siz onları oturduğunuz yerden izliyorsunuz. Nasıl mı?
Aslında dijital bir sergi Van Gogh Alive. 3000'den fazla olduğu söylenen ve tablolardan parçalar ile Van Gogh'un duygu ve düşüncelerinin yer aldığı yazıları içeren görüntüler duvarlara, sütunlara özel bir sistemle yansıtılıyor.





Size tavsiyem sergiye giderken beyazlar giymeniz. Çünkü sergide flaşsız olarak fotoğraf çekmenize izin veriliyor. Açık renk giyerseniz perdelerin yerine siz geçip tamamen resmin içine girebiliyorsunuz.

Biz de minik yeğenim Ece Balım'la bir kaç fotoğraf çektirdik. Evet evet 4 aylık bir bebek olarak ilk sergisine gitti benim miniğim. İnanın çok keyif aldı. Bebekleri olan sanatseverler için de ideal bir sergi. Işıklar ve sesler, sürekli değişen resimler ve yüksek sesli klasik müzik Ece'yi kendinden geçirdi. Hatta müziklere eşlik bile etti neşe ile...

Ankaralı sanatseverler ve meraklılar sergiye büyük ilgi gösteriyor. Tüm bilboardlarda serginin tanıtımı yapılıyor sanıyorum bunun da etkisi büyük.

Ben gitmeyi istediğim film, oyun, sergi vb şeyleri önceden hiç araştırmam herhangi bir beklentiye girmemek için. Böylece hayal kırıklığına uğrama ihtimalim düşük olur. Bilboardları gördüğümde tabloların büyütülmüş versiyonlarının duvarlarda yer alacağını ve tabloda yer alan objelerin birer tanesinin de dekor olarak yer alacağını, ne bileyim işte bir sandalye, çiçek vb gibi ve bizim böylece sandalyeye otururken, çiçeği tutarken vb gibi pozlar vererek tabloların içinde yer alacağımızı hayal etmiştim. Aslında benim bu hayalimi de gerçekleştiriyorlar.


Greenbox deniyor sanırım (biz TRT'deki yayınlarda bluebox derdik) işte o teknikle dijital fotoğrafınızı çekip Van Gogh tablolarının içine yerleştiriyorlar. Özellikle çocuklar Van Gogh tablosunun içinde yer alma fırsatını değerlendiriyorlar. Bu arada Ata Demirer de aynı fotoğraftan çektirmiş tanıtımda gördük.




Çerçeve yok...Hayallerindesin...

İşlerden ya da hayattan yorulduğumda, gözlerimi kapar  hep bir hayal kurarım; bir gölün kenarında rahat mı rahat bir koltukta oturuyorum, yanımda Oscar, elimde bir kitap ve fonda klasik müzik... Oscar koşuşturup oyunlar oynarken, ben kitabımı okuyorum ve kimi zaman oğlumun oyunlarını kimi zaman da huzur veren güzel manzarayı izliyorum... Van Gogh Alive açık havada yapılabilse ve yanımda Oscar olsa hayallerimin %100'den fazla gerçekleşmiş olduğunu söyleyebilirdim. Yani tek eksik Oscar ve açık hava... Yoksa sergi beni hayallerime götürdü. Yani "çerçeve yok içindesin" benim için "çerçeve yok hayallerindesin" oldu.


Orada saatlerce oturup muhteşem müziğin eşliğinde, bir yandan harikulade tabloların akışını izleyip diğer yandan Van Gogh'un duygularını ve düşüncelerini okuyarak onu daha iyi tanıyabilirim. Müzikler öyle güzel seçilmiş ki tablolarla uyum içinde, Barber Bubamara ile Teras Cafe'ye gidiyor, oradan Sakura Cherry Blossoms ile Japonyaya geçebiliyosunuz. Yani sergiyi izlemiyor adeta yaşıyorsunuz. 

Sizlere tavsiye ediyorum, Ankara'da haftasonu kaçamağı için bu aralar ideal bir adres Cer Modern'de devaam eden Van Gogh Alive... 

Ayrıca yine Ankara'da  Hakan Gerçek'in Van Gogh'u canlandırdığı sanatçının hayatını anlatan oyunu halen devam ediyor. Tiyatro severler Van Gogh'la oyunda buluşabilirler. 
http://www.hurriyet.com.tr/ankara/21923992.asp

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder