28 Temmuz 2013 Pazar

Kalplerin Kraliçesi Babaanne oldu... (Bölüm 2)

Ailesinin küçük prensesi olarak başladığı hayatında Ladylikten Prensesliğe ve oradan da "Kalplerin" kraliçeliğine yükselerek geçiren gencecik bir kadının trajik bir kazada ölümü tüm dünyayı yasa boğdu... Peki bu güzel ve hüzünlü kadın neler yaşadı? İşte basında yer alan haberlerinin değerlendirmesiyle Di'nin hikayesinin 2. bölümü...




Lady Diana'dan Prenses Diana'ya...


Lady Diana'nın Galler Prensiyle evleneceği 24 Şubat 1981'de resmi bir açıklama ile kamuoyuna duyuruldu. Galler Prensi Charles ve Lady Diana, 29 Temmuz 1981'de St Paul's Katedralinde yapılan bir törenle evlendi. Çiftin ilk çocukları, İngiliz tahtının 2.varisi ve Galler Prensi William Arthur Philip Louis, 21 Haziran 1982'de, 2. çocukları Prens Henry Charles Albert David ise 15 Eylül 1984'de doğdu. Diana evliliğiyle Kraliyet ailesinin resmi görevlerini yerine getirmeye ve yurtdışı gezilerinde Kraliçeyi temsil etmeye başladı.

Diana'nın hayatının bu döneminin basına yansıması, ilk dönemden farklı olarak, yaşanan anlarla, bu anların basında yer almasının paralellik -neredeyse anındalık- göstermesidir. 

Diana nişan kararının duyurulması ile gazete manşetlerinde yer almaya başladı. Dünyanın en yaşlı monarşisine gelin adayı Diana'nın basınla tanışması hem o gün için hem de ölümünde, bir fotoğrafla gazetelerde yer aldı. Bu fotoğraf Diana'nın basının en önemli malzemesi olacağının ilk sinyallerini vermişti.

Çalıştığı ana okulunun bahçesinde, henüz basın karşısında oldukça safken, yetenekli bir fotoğrafçının ve giydiği eteğin güneşle oyununun tuzağına düşen Diana çok masum bir fotoğraf verdiğini düşünürken, bir ışık oyunuyla çok seksi bir şekilde yakalanmıştı. Basın böylece "masum" pensesi ilk kez ağlatmıştı. 

Müstakbel prensesin bacaklarını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren bu fotoğrafla "peri kızı", kadın güzelliği mitosuyla birleştirilerek kamuya sunulmuştu. Kraliyet ailesinin bir ferdinin ilk kez böyle bir fotoğrafının çekilmesi sadece bu anlamdan öte bir de şu anlamı taşıyordu : Diana'nın Charles'la olan yaşamı özelleşemeden genelleşiyor ve İngilizler ile beraber tüm dünya yıllarca tüketecekleri bir malzeme ile tanışıyorlardı. 

Bu fotoğraftan tam 17 yıl sonra Diana bu kez bir başka şekilde fotoğrafın "kurbanı" olarak tartışılıyordu. Bu tartışma sırasında da bu ilk fotoğraf onun "ilk kurban" oluşu olarak değerlendiriliyordu.


Bu fotoğrafın damgasını vurduğu nişanlılık döneminin diğer odak noktaları Diana'nın paha biçilemez nişan yüzüğü ve Diana ile Charles'ın nasıl tanıştığı, birbirlerine duydukları aşk üzerinde yoğunlaşıyordu. Nişan yüzüğünün tüm detayları, hangi değerli taşlardan, ne şekilde ve nasıl yapıldığı gibi, irdelenirken Diana'nın ne kadar "şanslı" bir genç kız olduğu öne çıkarılmaya çalışılıyordu. Çiftle yapılan ilk röportajda ise Diana'nın aslında ne kadar "şanssız" olduğu ortaya çıktı. Diana'nın ablası -ki aslında beklenti onun Charles ile evlenmesi yönündeydi- aracılığıyla tanışan çifte yöneltilen "Aşık mısınız?" sorusuna kimsenin bir peri masalına yakıştıramadığı Charles'ın "Aşk ne demekse?" şeklindeki cevabıyla uyumsuzluklarını ortaya koyuyordu. Artık Diana "zavallı genç kız"dı. Ama halk için ise bu zavallı, masum genç kız böylece evliliğinden çok önce "İngiltere'nin kraliçesi" olarak kabulleniliyordu.

Basın, bir yandan Diana'yı tüketim metası haline getirirken, onunla sağladığı  kazancı da kaybetmemek adına, diğer yandan ona destek oluyor, halk önünde imajını güçlendiriyordu. Böylece tarih 29 Temmuz 1981'i gösterdiğinde medyada "yüzyılın olayı" olarak adlandırılan ve "yüzyılın düğün töreni" olarak 1 milyar seyirci tarafından izlenen canlı yayın gerçekleşiyor ve ertesi gün de tüm dünyada manşetlerde bu düğün yer alıyordu. Bu düğünde en çok konuşulanlar, gelinin paha biçilemez değerdeki taşlarla ve incilerle süslü, uzun duvaklı gelinliği ve yine taşlarla süslü tacı, törenin tüm detayları ve çiftin nikahının ertesinde sarayın balkonunda halkı selamlarken kraliyet tarihinde bir ilkin daha yaşanıyor olmasıdır. Prens ve prenses ilk kez halkın önünde öpüşmüş ve böylece yıllarca sarayın mahrem saydığı, halktan gizli tuttuğu duygular Diana aracılığıyla halka sunulmuş olmaktadır. 

"Yüzyılın Düğünü"nde gelinin giydiği gelinlik ve düğün "tüm genç kızların hayal ettiği" tanımlamasıyla öne çıkarılırken, "bakire genç kızın" saflığının karşılığını bu ihtişamla aldığı vurgulanıyordu; Saf ve Temiz Kalın, Prensinize Kavuşun.

devam edecek...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder