3 Eylül 2012 Pazartesi

Zenginlik...Mutluluk...Kendin olmak...


Hani derler ya milyonların olsa da anlamı yoktur sağlığın olmasa... Aslında sağlığın da olsa onun da anlamı yoktur paylaşacağın kimsen yoksa... Şu hayatta mutsuzlukların en başında yalnızlık gelir bence...

Bu akşam öyle bir masada oturdum ve etrafıma baktım ki orada benim için anlamı olan herkes (belki bazı eksikler vardı ama) bir aradaydı. Sadece onlara bakmak bile içimi öyle büyük bir mutlulukla dolduruyor ki işte huzur ve zenginlik diyorum her seferinde. Onlar bu dünyada nefes almaya devam ettikçe ben asla ama asla yalnız kalmayacağım.
Biricik kardeşim, yeğenim, kuzenlerim; ailem..
Klişe gibi gelecek belki ama omuzlarında ağlarken dertlerimi küçülten, mutluluklarımı varlıklarıyla büyüten benim canlarım...
Bize ne zaman baksam adeta İtalyan filmlerindeki o sıcak sahneleri buluyorum ya da Neşeli Günler gibi eski Türk filmlerindeki masum, sevgi dolu ilişkileri.
Sahiden ne kadar zor artık bunları hissetmek. Öyle yapaylaştı ki hayat ve ilişkiler, içtenlik nerede diye arar olduk. Herkes kendine bir maske takmış onun arkasına saklanıyor veya bir rol biçmiş onu oynuyor. Sadece çocukluk arkadaşlarınız ve ailenizle kendiniz olabiliyorsunuz. Ve pek tabii ki kendiniz olduğunuz için de mutlu oluyorsunuz. Kahkahalarla gülüyor, gülme krizlerine giriyor mutluluğu, huzuru her haliyle yaşıyor ve yansıtıyorsunuz. Sizler dışında kimseyi görmüyor, umursamıyorsunuz.
Kendinizken üzüntüleriniz bile daha yaşanır oluyor...Zayıflıklarınızı onlardan beslenmeyen yakınlarınızla paylaşmak size güç veriyor.


İyi ki doğdun kuzi... Nice Yıllara...




İşte bu akşam sevgili Çidomuzun doğumgünü bizi bir araya getirdi. Zaten biz bir araya gelmek için sürekli bahaneler yaratan bir grubuz. Ama ne komik ki masada hep beraber bir fotoğraf çekmeyi eğlenmekten unutmuşuz.
Onun yerine benim yeni saç modelimi gösterebilmek adına her fotoğrafa tebelleş olduğum bir sürü fotoğrafımız var.












Svetlana çimlerde ve gülme krizinde



Hatta doğum günü sahibi diye nedense Çiğdem'i dinleyip çimenlerin üzerine oturup verdiğim bir "Svetlana Çimlerde" pozum var ki hepimizi dakikalarca güldürdü.
Bu grup bir araya geldiğinde tüm dertler kederler mi kendi çukurlarında boğulur giderler... Nazar denen şey bizden uzak olsun...
Yok mu hiç üzüntümüz? Olmaz mı? İşsizliğin derdini de paylaştık, aşk acılarını da, bazen kavga ettik aramızda, bazen kızdık birbirimize, kimi zaman yeni arkadaşlar da kattık aramıza ama hep biz olduk...
Birbirimizi yesek de, didişsek de hep aslan kesildik birimizin canını yakana karşı..
Ama en önemlisi hiç rol yapmadık. Öfkemiz de gerçekti, sevgimiz de...
İşte o yüzden hep güçlendik bir araya geldiğimizde..
Ve zenginiz işte dünyanın en büyük servetiyle...


1 yorum:

  1. Ne güzel yaaa.. Seni çok iyi anlayabiliyorum.. Kuzenlerinin yanında olması harika birşey.. Benimkilerin çoğu uzakta. Nazar sizden uzak olsun, mutluluk da hep yakın...

    YanıtlaSil