4 Kasım 2015 Çarşamba

Kitabı uçakta değil yatakta okumakmış kısmet :)

Hani derler ya "kısmetten öte köy yok", "kısmetse gelir Hintten Yemenden kısmet değilse ne gelir elden?" işte doğru derler... Bazı şeyler kısmet değilse yaşayamazsınız... Tıpkı Moskova uçağını boş yere kaçıran ben gibi... 





O kadar uzun zamandır Moskova'ya gitmek istiyorum ki, taa geçtiğimiz Mayıs ayından beri. Çünkü en iyi arkadaşımın bebeği olduğu ve minik yeğenimi görmek istiyordum. Önce işler yüzünden gidemedim... Sonra aksilikler oldu gidemedim. 

Ondan sonra onlar Antalya'ya geldi ama ben izin alıp gidemedim. vs vs ve ben Buse bebeği bir türlü göremedim... 

Bugün için de bilet aldım bir haftadır bi güzel hazırlandım, Bestenin siparişleri, Busenin hediyeleri...  Hatta her yola çıkarkenki modumda geri dönemezsem diye Oscar'a kim baksın, eşyalarım kime kalsın planları yaptım... Herkesle vedalaştım. Kim ne ister sordum... Oscar'ı veterinere emanet ettim. Pazar günü gelip alacağım dedim... Ve benim için uçakın üç eğlencesinden biri  kitabımı çantama yerleştirdim.. (diğe rikisi ne mi? uyumak ve yemek yemek tabii ki:)) Ama yine olmadı gidemedim...

Diyeceksiniz ki biletini almışsın, yol hazırlıklarını yapmışsın noldu da gidemedin? Sadece hazırlık yapmakla kalmadım ki havaalanına bile gittim ama ne mi oldu? Bir Elif klasiği... Antin kuntin işlerden hiç başıma gelmeyeni oldu... Uçağı kaçırdım... Evet evet uçağı kaçırdım...

Ama ne kaçırmak... Sabah erken kalktım... Ne heyecan ne birşey... Gayet rahat hareket ettim. Kahvaltımı yaptım... Annemle vedalaştım ve yola çıktım. Nedense yarısı dolu olduğu halde deponun benzin alayım dedim. Durdum benzin aldım gitti orada 15 dakika...

Havaalanına vardığımda uçağa bir saate yakın zaman vardı. Otoparkta aklımda kalacak yer aramak ve abonelik işlemleri de sürdü mü 20 dakika... Ama hala geç kalmamıştım aslında... Arabanın kapılarını kilitlemiş miydim diye başlamasaydı bende paranoya... Ve geri dönülemez dakika kaybı orada yaşandı.  Arabanı yerini unutmayayım diye çektiğim ahan da burada paylaştığım iki fotoğraf ve kapı kontrolü için kaybettiğim vakit ile kontuar kapanmış uçak boardinge başlamıştı... Oysa benim check-inim yapılmıştı sadece kartı basmamıştım. Basamamaıştım çünkü bileti kredi kartıyla almıştım. Beni uçağa almadılar ve hayatımda ilk kez geç müraacat eden yolcu oldum. Bilet değiştirmeye çalıştım olmadı kendi biletimin 4 katı rakamlar söylemeye başladılar. Hatta öyle ki bir gece bile kalmadan gidip dönmem gerekecekti. Ben de dedim ki "Elifcan sakin ol vardır bir sebebi hikmeti. Gel evimize dönelim geri"... 

E ne demiş John Lennon "Hayat biz plalar yaparken başımızdan geçenlerdir..." Şimdi geçen hafta ben Moskovadayım diyerek davet edildiğim ama gidemeyeceğim her organizasyonda en başa yazılmış durumdayım, neye niyet neye kısmet modundayım... 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder